Giriş
(11)

Kardeşi kıskanmak/kıyaslamak

dafaisss
Merhaba,Geriye dönük bir şey konu ama aklıma takılıyor şimdilerde. Biraz uzun olacak gibi, yarı soru yarı zihnimi boşaltma.Kardeşimle aramızda 6 yaş var. Ben 28 o 22, o üniversite öğrencisi.Annem babamla aynı şehirde bir üniversitede okuyor. Ben aynı sehirdeyim ayrı yaşıyorum onlardan.Neyse yakın za
Merhaba,

Geriye dönük bir şey konu ama aklıma takılıyor şimdilerde. Biraz uzun olacak gibi, yarı soru yarı zihnimi boşaltma.

Kardeşimle aramızda 6 yaş var. Ben 28 o 22, o üniversite öğrencisi.
Annem babamla aynı şehirde bir üniversitede okuyor. Ben aynı sehirdeyim ayrı yaşıyorum onlardan.

Neyse yakın zamanda kardeşim kız arkadaşı ile eve gelmiş gündüz vakti (bizimkiler çalışıyor) annem de işten erken çıkmış o gün.
Üstüne geldiği olay şu:
Kardeşimin burnu kanıyor epey (burun kılcal damarlarında bir sorun var, sık sık olur) üstüne kan dökülünce de çıkarmış tisortunu. Salonda otururlarken annem sahneye giriyor, çığlığı basıyor sen oğlumun üstüne mi kalacaksın bilmemne bir şeyler demiş.

Sonra kardeşim eve gitmedi epey. Parça parça bende kaldı bir arkadasinda kaldı yaklaşık 1 ay. Sonra annem kızı bilhassa yemeğe çağırmış, ikisinden de özür diledi tatlıya bağlandılar. Şimdilerde kız sık sık, birkaç gün üst üste yatıya geliyor kalıyor.

Neyse kıskanma kıyaslama kısmına geleyim:
Benzeri ben öğrenciyken bir defa oldu kız arkadaşımi eve davet ettiğimde. Ben o ara part-time çalışıyordum, bir iki de öğrencim vardı ders verdiğim ilkokul öğrencisi. Fena kazanmiyor olmamdan cesaretle kız arkadaşımla birlikte eve çıktık olay akabinde. 2 sene kadar, mezuniyete kadar da birlikte yaşadık. Annemlere de ara sıra uğradım işte.

Kıyaslama/kıskanma ile ilgili başka birkaç şey daha var.

Ben lisede burs alıyordum devletten, harcligim oydu yani, dershanede de bursluydum. Gittiğim bölümü bırakmaya karar verince de (şehir dışındaydı) kaldığım yurttan da kalmayacağım dönemin parasını tahsil etmek için dava açacaklarını söylediler avukat aracılığıyla (alamayacakları belliydi çünkü sözleşmede de yazmiyordu senet de yoktu). Bu mevzu peydah olunca da annem "senin yüzünden bir sürü para vereceğiz yok yere, hem o kadar para harcadık boşa gitti minvalli konuştu durdu. Dava falan olmadı tabii. Ertesi yıl da hem çalışıp hem üniv. sınavına hazırlandım, istediğim yeri de kazandım, cep harçlığım dışında da anneme verdim kazandığımi harcadiginin karşılığı olsun gibisinden. Üniv.'de ilk yıl hariç çalıştım çeşitli islerde.

Sonra askere gittim, yedek subaydim. Biriktirdigimle de mesleki bir eğitime gidiyorum, onda kısmen destek oldular (benim talebim üzerine) ama verdiklerine de aldığıma da lanet ettirir bir tutumla, şimdi eğitimin bitiş tarihiyle ilgili bir değişiklik oldu geçen ay (biraz uzayacak ve daha fazla para vereceğim toplamda) bir telefon konuşmasında bahsettim nasılsın sorusu üzerine annemin bu uzama meselesinden ve "mm nasıl olacak ki, bizim durumumuz da belli ben veremem haberin olsun" minvalli konuştu, ben de zaten para istemediğimi, halimi anlattığımi söyledim.

Kardeşim;
Hiç çalışmadı şu ana kadar (çalışmasın da istemiyorsa bence de, annemle babam rahatlıkla idare edecek kadar kazanıyorlar, mezun olunca sudan çıkmış balığa dönecek ama ikaz ettim ben, yine de kendi karar versin)
4 senedir davul dersi alıyor (ayda 900 TL), eve bir bateri kursu. ki ben lisedeyken keman dersi istemiştim, yine olmadı tabi pahalı vs. diye.

Vs. vs.

Neyse, bu en son eğitimle ilgili durumu paylastigimda annemin "ben veremem para " demesi epey koydu bana. önceden takilmadigimi düşündüğüm bir sürü şeyi kiyaslamaya basladim o zamandır. Bebeklige kadar gittim (ben 6 aylıkken falan bırakmışım emmeyi, annemin gece vardiyalari falan oluyormuş o dönem, babaannemin boş memesini emip aglamisim bir dönem; kardeşim 3 yaşına kadar emdi hatırlıyorum).

Uzatmayayim daha,
Bunları düşünüyorum düşünüyorum gözlerim doluyor şu ara "ben üvey evlat mıyım p*c miyim" diye iclenip duruyorum, bağıra bağıra aglayasim geliyor.

Ama kardeşime çatmak anlamsız, onla bir alakası yok çünkü.
Anneme oturup hesap sormaya kalksam hepsi olmuş bitmiş seyler, manası yok, bir şey de elde edemeyecegim.

Bir yandan da kendime "sen gurur yapıyorsun kardeşin öyle yapmıyor ondan böyle olmuş birçok şey" diye düşünüyorum kendime dair. Ama sinirimi de yatiatirmiyor bu.

Ne düşüneyim, nasıl ele alayım konuyu?
Bir süre ağlayıp zirlayayim geçer mi dersiniz?
0
dafaisss
(08.04.19)
Ailelerin evlat kayırması gibi bir durum var evet. Şartlar ve koşullara bağlı bir değişiklik gösteriyor sadece. Mesela benim şeytanlıklarım sayesinde abim cok dayak yemiş Ya da hak sahibiyken kaybeden taraf olmuştur. Demem o ki bazen kardeşlerde birbirinin kuyusunu kazıyor. Kardeş konusundan eminsen ortada bir aile gerçeği var ve şu durumda ya bağrına taş basıp belli bir mesafede olacaksın ya da üzülmeye devam edeceksin.
0
fıytfıyt
(08.04.19)
Sartlar genelde iyiye gittiginden kucukler daha rahat buyur. Normal.

Bir de yas ilerledikce daha rahat oluyor ana baba. O da var.
0
brkylmz
(08.04.19)
sartlarin iyiye gitmesi, kardeslerin daha rahat olmasi, kucugun daha cok sevilmesi falan hep birer etken.

fakat, bence asil mevzu iliski dinamikleri.

yani butun insanlar farkli, butun insanlarin da butun insanlarla iliskileri ve iliski dinamikleri farkli gercekten. ben bunu kayirma, esitsizlik olarak gormuyorum cunku en cok aile icinde ortaya cikiyor bu durum. birincisi en cok ailemizle vakit geciriyoruz, ikincisi bi sekilde iliskileri yurutmemiz gerekiyor cunku arkadas degil ki yenisini bulasin.

yani sunu demeye calisiyorum, kardesin muhtemelen kucuklukten beri bu sekilde buyudu. onun kredisi hep fazla oldu. belki bebekken istedigini aglayarak alan bi bebekti, oyle alistilar. belki istedigini alamayinca mizmizlanan bi insan, onun davul dersi falan hep garanti ve ailenin gozune batmiyor.

belki sen sessiz sakin bi cocuktun, kendi isini kendin gordun, kafalarinda zaten sana masraf kalemi ayirmamislardi. veya belki beklentileri bu sekilde devam etmen yonunde. yani bilemiyoruz, dedigim gibi dinamik isi bunlar.

ben de kendi abimle ozellikle para ve dertlenme konusunda cok farkliyiz. ben ilkokul hayatimdan beri daha ailemden ikinci kez harclik istemedim. ne verdilerse o kadar harcadim. universitede bile. bi donem hatirlarim 1 hafta parasiz kalmistim, hesapladim o hafta bim'den konserve yemek ve gunluk ekmek param vardi sadece. konserve dedigim 2 liralik barbunya. yemek yapmaktan daha ucuza geliyor. ama abim o kadar masrafliydi ki zaten fazla aldigi paranin yaninda annemin ziynet esyalari, eksi bakiyedeki kredi kartlari, kisisel borclari falan hep ailem tarafindan karsilandi. ustune ben para gonderdim, ustune is kurcam dedi aileyi ben ikna ettim tekrar para gonderdik. annemin baskasindan borc alip abime para gonderdigini bilirim cunku banka islemlerinden anlamazdi, hep ben bankamatikten gonderirdim parayi.

veya yine kisilikle alakali, ben daha hicbir sikintimi aileme direkt anlatmadim. ozellikle eger cozemeyeceklerse hic anlatmadim. mesela su an yirmilik dislerim hayattan sogutuyor beni, hemen cektirme durumum da yok. ama daha haberleri yok durumdan. oysa simdi telefon etsem, kesin abimin bi problemi vardir, saatlerce mizmizlanmistir ve annem kederlidir su an. daha gecen hafta arabasiydi, araba arizasi yuzunden tribe girmis annem de ona uzulmus. annemi hal hatir sormak icin arayinca abimin problemlerini dinliyorum genelde.

velhasil, bu dogrudan kisilikle ve iliski dinamikleriyle alakali. alismislikla alakali. oyle bi kiyaslama-kayirma durumu oldugunu sanmiyorum. fakat gercekten kimse kimseyle ayni degil. evlat bile olsa farkli oluyor.

cok da seyapmamak lazim hehe.
0
icim urperiyor
(08.04.19)
Benim fikrim, büyük kardeşlerde oluyor bu genelde. Hem aileler ilk çocuk acemiliğini atmış oluyor, hem durumlar düzeliyor biraz daha.
Tabii annenin tavrı, kullandığı kelimeler hoş değil ama gerçekten düşünceli ve vicdanlı bir insanın bu ülkede barınması çok zor. Herkes sırtınıza binmeye çalışıyor, maalesef buna anne baba da dahil bazı durumlarda.

Anlattığın kadarıyla kardeşin de gamsızın önde gideni, bu durumda "dafaisss nasılsa başının çaresine bakar" diye kardeşine kanalize olmuşlar gibi. Doğru demiyorum, çok yanlış bir tutum bence ama yapabileceğimiz bir şey yok. Tamamen aynısı olmasa da benzer örnekleri yaşamışlığım çoktur küçükken.

Ya sınırı koyacaksın hissettiklerini net bir şekilde anlatıp, ya da takılmamayı öğreneceksin maalesef. Bu kadar kendi kendine düşünme, gerek yok. Ailen de olsa kimse senden önemli değil.
0
piremses
(08.04.19)
Kardeşim hiç takma, üvey olmadığının garantisini ben veriyorum sana.
Bende ilk çocuğum aileyi boşver komple sülalenin en kariyerlisiyim, sülalenin hemen hemen ilk üniversite mezunuyum ilk mühendisiyim. 5 senedir gece gündüz çalışıyorum. Evliyim 1 kızım var hatta. Şuan 3 num. erkek kardeşim evlense hemen bana sen evden çık (babamın 2. evinde kalıyorum.) Kardeşin otursun sen oturdun 3 sene derler.
İmkanım var ben gayet çıkarım hiç sorun etmiyorum günlük hayatta bir sürü benzer vaka var. Benim kredi taksitlerini ödediğim otomobili (bekarken) ben doğru dürüst kullanamadım. Haftada 1 gün ancak almama izin veriyordu babam. Şuan Kardeşim Her gün o araba ile özel üniversiteye gidiyor. Her akşam dışarı çıkıyor.
Bu bence üveylikle ya da sevmemeyle alakalı değil. Başka birşey. Küçük diye mi? bilmiyorum.
0
wolfg
(08.04.19)
Bence yanlış düşünüyorsun kardeşin senin rakibin değil ki kime daha iyi bakıldı diye hesap tutasın? Kardeşlik böyle bir şey değil en azından. Benim zamanında yaşayamadığım veya ulasamadigim imkanlar kardeşime verildiğinde çok mutlu olurum. Üniversitede kardeşim benden daha rahat okusun hiç dert yaşamasın isterim, abim de öyledir.

Kardeş yahu bu rakip gibi kıyas olur mu hiç. Benim annem de küçükken titizlik hastasıydı bizi bu konuda çok sıkardı kardeşim doğunca değişti o gönlünce dağıtıp eğlenirdi bundan çok mutlu olurum hep en azından ona bu şekilde davranilmadi diye.
0
kaptan maydanoz
(08.04.19)
Birinci olay icin anneniz buyuk terbiyesizlik yapmis, kiza yani, kiz da buyukluk etmis o eve gitmis bir daha. Ama kardesiniz tavrini net koymus, aferin. Siz koymamissiniz ya da koyamamissiniz ya da baska sekilde caresine bakmissiniz. Anneniz de hatasinin farkina varmis. Buyumus, olgunlasmis ne ise.
Emzirme konusu ise, imkanlari musait degilmis, calismak zorundaymis, bir kadina bunun icin hesap sorulmaz, bir cok sebep olabilir onun da hesabi yapilmaz bence su noktada. Ama diger konular icin, konusu acildiginda, ne hissettiginizi biliyorsunuz artik sakince konusun bence, icinizdekileri dokmemenin, bilenmenin bir faydasi yok, belki makul bir aciklamalari vardir, belki yoktur, siz icinizi dokmus olursunuz, hala iciniz sogumazsa araniza mesafe koyarsiniz.
Ayrica iki aglayip sizlayip gecer mi? Gecmez, yasamayan algilayamiyor ama iyi bilirim o hissi, biri de beni gorsun diyor insan.
0
kassiopeia
(08.04.19)
Cok okumadimda sanirim olay buyuk cocuk kucuk cocuk sorunu.

Kucuk kocuk sana gore kardes daha tatlidir. Neden boyle bilmiyorum ama ona cogunlukla daha cok izin para imkan vs verilir.

Bizde de oyle cok soyleyecek birsey yok bana kalirsa.
0
dedim dedim de kime dedim
(08.04.19)
Ben de büyük kardesim. Türlü imkansizliklarla kendimi gelistirerek bugünlere geldim.
Kardesim üniversiteyi 2. girisinde kazandi. 5 sene boyunca okudu, para harcadi. Babam emekli maasini direkt ona gönderiyordu yasam masraflarini karsilasin diye. Ben özel üniversitede burslu okumama ragmen part time islerde calisiyordum ki hobilerimi yapabileyim diye.

Kardesler icin genelde imkanlar daha iyi oluyor cünkü ailenin ekonomik durumu iyilesiyor, tecrübe kazaniyorlar. Ilk cocuklarinda yaptiklari yobazliklari sonrakilerde yapmiyorlar.
0
chitosan
(08.04.19)
evde duran kayriliyor. siz evi terk etmissiniz.
0
jimicik
(08.04.19)
Valla annenizin kıza tepkisi çok feciymiş...

Ebeveynler evlatları arasında ayrım yapıyorlar maalesef. Siz kardeşinizle aranızı iyi tutun, bir süre geçince vicdan azabından bu sefer sizi hoş tutmaya çalışacak anneniz.
0
SiyamkedisiZorro
(08.04.19)
(7)

Denizli nasıl bir yer? Bursa'dan kalkıp gelinir mi para kazanılır mı ?

congratulations
Yaşanılır mi? Bursa'da yasiyorum. Denizli'de arkadaşım bar gibi bir yer aciyormus pamukkale'de. Ben de burada bu tarz bı yerde çalışıyorum. Gel burada çalış dedi maddi açıdan biraz daha iyi bir teklif ama hiç bilmediğim bir yer. Nasıl bir yer bu Denizli?
Yaşanılır mi? Bursa'da yasiyorum. Denizli'de arkadaşım bar gibi bir yer aciyormus pamukkale'de. Ben de burada bu tarz bı yerde çalışıyorum. Gel burada çalış dedi maddi açıdan biraz daha iyi bir teklif ama hiç bilmediğim bir yer. Nasıl bir yer bu Denizli?
0
congratulations
(03.04.19)
Bursadan daha güzeldir. Sıcacıktır.
0
kaptan maydanoz
(03.04.19)
bursa kadar metropolit bir yer değil denizli. pamukkale eskiden pubların olduğu turistik bir bölgeydi şu anda pamukkale pavyon tarzı gece kulüpleri ile dolu. bursaya göre daha ucuz bir yer yaşanır ancak bursa kadar fırsatları olan bir yer değil.
0
mikahakkinen
(03.04.19)
bursadaki düzeniniz iyi ise düzeninizi bozmayın
denizlide büyüktür tabi ama şuan bence düzen bozulacak zaman değil
0
tamamhosdiyonda
(03.04.19)
kendinize yazık etmeyin.
0
proteus
(03.04.19)
ben gelirdim. egeliyim, denizli egenin izmir'den sonra sanayi olarak en gelişmiş şehri. yaşanılabilir bir yer bence.
0
a darkness coming
(04.04.19)
Akepe var. sen bilirsin
0
kanlakarisikyagmur
(04.04.19)
@kankakarisikyagmur akepe geçerliliği artık yok şehrin belli bölgeleri alkollü mekanlarla dolu denizli kafa olarak akepe görünen ancak sosyal demokratların bol olduğu bir şehir.
0
mikahakkinen
(05.04.19)
(13)

Ezik olma düşüncesini bir türlü yenememek

m e b
Ezelden beridir kafamın içinde var olan bir durum bu. Biliyorum, daha önceleri de çok ifade ettim bunu burada ama aşamıyorum bir türlü.Böyle hissetmek için o kadar çok sebebim var ki... Maddi zayıflık, dış güzelliğin olmayışı, zeka düşüklüğü, beceri eksikliği, bilgi birikimi fakirliği, şanssızlık, ö
Ezelden beridir kafamın içinde var olan bir durum bu. Biliyorum, daha önceleri de çok ifade ettim bunu burada ama aşamıyorum bir türlü.

Böyle hissetmek için o kadar çok sebebim var ki... Maddi zayıflık, dış güzelliğin olmayışı, zeka düşüklüğü, beceri eksikliği, bilgi birikimi fakirliği, şanssızlık, özgüvensizlik, mutlak yalnızlık, pasif karakter sahibi olmak, başarısızlık, yapmak istediğin şeyleri yapamamak... Hepsi üst üste biniyor. Etrafıma, arkadaşlarıma, bindiğim otobüsteki kişiye, ofistekilere bakıyorum ve her zaman ama her zaman ezikliğimi, herhangi bir alandaki yetersizliğimi sonuna kadar hissediyorum. Kendimde zerre kadar beğendiğim bir özellik yok, tutunacak bir dalım, "Bu konuda iyiyim" diyebileceğim hiçbir şey yok.

Küçüklüğümden bu yana her şekilde de ince bir alayla, bıyık altından gülmelerle, "Ya şöyle dik dur, ezik duruyorsun" denilen tavsiyelerle, özünde iyi niyet olan ama tam tersine bendeki eziklik/yetersizlik değirmenime su taşıyan olaylarla hep yıprandım.

Etrafımdaki tanıdığım ya da tanımadığım erkeklere baka baka üzülüp duruyor, onların yanında kendimi her yönüyle düşük profilde yaratılmış bir insan olarak görüyorum. Metrobüste güzel giyinmiş hemcinsimi görünce de üzülüyorum kendime, en yakın arkadaşıma bakarken de.

Bu hissiyatın üstesinden nasıl geleceğimi hiç bilmiyorum.

Hayatında böyle dönemler yaşamış olup da atlatan var mı?
Ölene kadar böyle gidecekmiş gibi hissediyorum.
0
m e b
(25.03.19)
(bkz: psikoterapi)
Tum bu anlattiklarin seninle alakali degil, cozumu de var, gercekten. Uzman destegi alin. Pahali, ise yaramaz edebiyati da yapmayin, iyi bir uzman bulun ve gidin.
0
veritaslibertas
(25.03.19)
doğru psikologa.
0
candide
(25.03.19)
şu kitapları oku.

hayatı yeniden keşfedin
iyi hissetmek.

şunu da bir araştır. şema terapi.

bir de youtube'a arzu erkan yüce ve alp karaosmanoğlu yaz programları dinle. kesin yap bunu ama.
0
tute
(25.03.19)
biçok nedeni olabilir. gizli mükemmeliyetçilik, çocukluk travmaları, ebeveynlerin yetiştirme biçimi vs. v.s bir uzmanla görüşüp çözmek varken niye mutsuz olmayı seçiyosunuz onu anlamıyorum ben.çok fazla insanın yaşadığı ve profesyonel destekle çözülebilen sorunlar bunlar. eğer destek almama konusunda ısrarcıysanız melankolik bi tip olabilirsiniz, belki böyle bi karaktere bürünmekten zevk alıyorsunuz.
0
lampetia
(25.03.19)
bence bir spor dali sec ve kendi kendine o dalda uzmanlas. hem duzenli spor seni mutlu edecek, durusunu falan duzeltecek, hem de arada yarismalara katilip 1-2 ufak basari da seni iyi hissettirecek.

mesela : yuzme, kurek, yelken, boks gibi bireysel sporlar..
0
wagner love
(25.03.19)
tute +1
0
xvyz
(25.03.19)
zekan kesinlikle dusuk degil. cok fazla dusunuyorsunuz bayim. dusunmeyin demeyecegim cunku bunu yapabilen insan daha anasinin karnindan dogmadi.

dusuncelerinizi ciddiye almayin. dusunceleriniz siz degilsiniz. mesela, kendinizi topraga bagli bir agac gibi; kafanizdaki dusunceleri de gelip gecen bulutlar gibi dusunun. sen sensin. dusuncelerin de sen degil. onlari kisisel alma. gelip gecerler. takma yani.
0
Leonardo~Da~Vinci
(25.03.19)
insan dediğin düşünceden ibarettir. gerisi et, kemik, sinir.

yani leonardo +1
0
ucurulmamak umidiyle
(25.03.19)
Kendini bu derece iyi ifade edebiliyorsan eminim ki sorunların üstesinden de gelebilirsin. Seni kutluyorum. Bence sen de bu konuda kendini kutlamalısın. Bunun dışında sana mesaj attım. Ne zaman istersen dönüş yapabilirsin. Samimiyetle elimden geleni yapacağımdan şüphen olmaması dileğiyle.
0
koparnickkk
(26.03.19)
yazılması gerekenler yazılmış. ben son cümlene cevap vereyim. merak etme ömür boyu sürmez. derdinin ve hayatın farkında birisin belli ki. kişisel gelişimini sürdürmeye bak. hayata bakışın zamanla değişir. bir de çevrendeki insanları gözünde yüceltip, kendini fazla gömdüğünün farkına var.
0
dogushowbiz
(26.03.19)
Hiç bir konuda iyi değilim diyorsun ama yazım yeteneğin var bence. Bunun üstüne gitsene.
Puşkin de ezikti. Ama puşkin oldu.
0
kaptan maydanoz
(26.03.19)
yazmak, konuşmak ve spor iyi gelecektir. derinlerde kalıcı bir yara varsa, biz genelde onun üstünü örtüyoruz savunma mekanizması ile, terapide ise ortaya çıkartıyorlar. savunma mekanizması herkeste farklı etkiler doğurabiliyor. bu da yaşam kalitemizi düşürüyor. bakış açımızı perdeliyor. ben de terapi almayı düşünüyorum açıkçası. düşünce sistemimiz çok fazla manipülasyona maruz kalıyor filmler, kitaplar, sosyal medyadaki müdahaleler ile. sağlıklı düşünmeyi, düşünceleri yorumlamayı öğrenmek lazım.
0
hasmetizm 2046
(26.03.19)
Fizik yapinla ugras, erken kalk, sinav mekik barfix ...
Bunlar ucretsiz...sinirlari zorla. Bol Yumurta tuket ucuz. Hep derim duzgun fizikle, eski bir kot bir tisort bile adama yeter.
0
tunaktunaktun
(27.03.19)
(18)

iş hayatında cinsiyet

Techsavvy
flashback: 10 kişinin mülakata girdiği (teker teker) iş başvurusunda TEK kadının olması, bu tek kadının.. evet... alınması. (yaşanmış olay merak edenler iş kamu işi)Benim bu olayı 1 hafta öncesinde farkedip mülakat listesini görür görmez ''hah şimdi sıvadık, kesin bunu alırlar'' tahmininde bulunmam.
flashback: 10 kişinin mülakata girdiği (teker teker) iş başvurusunda TEK kadının olması, bu tek kadının.. evet... alınması. (yaşanmış olay merak edenler iş kamu işi)

Benim bu olayı 1 hafta öncesinde farkedip mülakat listesini görür görmez ''hah şimdi sıvadık, kesin bunu alırlar'' tahmininde bulunmam...

çok antinli kuntinli yazmaya mecalim yok, kadınlara iş hayatında FAZLA pozitif ayrımcılık uygulanmıyor mu?
0
Techsavvy
(25.01.19)
Kadinlarin durumu ulkemizde o kadar kotu ki bir iki ayrimcilik gerekli.

Kadinlar once anne olmak zorundaymis gibi once baskici aile ya da kocalari tarafindan okul ve is hayatindan uzaklastiriliyorlar.

Sonra is yerinde is verenler cekici kadin ariyor erkekler 100 kilo olsa da.

Bunun gibi binlerce neden yazilabilir. O nedenle kadinlara pozitif ayrim gerekiyor.
0
Traveller
(25.01.19)
evet, üstelik firmalar son dönemde daha çok kadın çalışan işe aldık diye reklamlarında ve iş ilanlarında bunu bir pazarlama ürünü olarak kullanıyorlar.

erkekler her alanda eziliyor, iş hayatı da bunlardan birisi
0
dafuq
(25.01.19)
hayır pozitif ayrımcılığa hiç rastlamadım. fazlası eksik kalsın normal şartlarda çalışsak yeterli.

edit: ben hiç bir erkek adayın mülakatlarda özel hayatının didiklendiğini düşünmüyorum ama kadınlara "bekar mısın?", "sevgilin var mı?", "evlenecek misin?", "çocuk düşünüyor musunuz?" gibi insanın cevaplamak istemeyeceği sorular soruluyor. bir tanesi bile evet yanıtıysa geçmiş olsun işe kabul edilmediniz.
0
kaptan maydanoz
(25.01.19)
Bizim sirket de yapiyor. Departmana baski yapiyor kiz alin diye.

Sonra hamile kalip kaciyorlar. Yine aliyoruz yine dogum.
0
acemi
(25.01.19)
Bir kere kadinsaniz, evlilik hayaliniz olmasa bile yarin evlenir, cocuk yapar birakir gider diye kimse ise alinmiyor.

Sizin gozunuze bu kadar battigina gore biraz oynak biri olmali. Boyle biri varsa 9 aday kadin olsa bile yine kaybederdi.
0
gelmeistemem
(25.01.19)
@gelmeistemem, sadece listede gördüm ve bu kesin girer dedim, oynaklıkla alakası yok.

@acemi hangi kuluçka fabrikasında çalışıyordunuz hocam?
0
🌸Techsavvy
(25.01.19)
iş bulma sitelerinde 10 dakika gezinsen bunu görürsün zaten. özellikle 'bayan' çalışan arayan bir çok firma var.
0
m4a87td
(25.01.19)
Eğer elindeki veriler bu kadarsa yaptığın çıkarımın sonucu ne yazık ki sağlıklı değil. Gıybetten öteye gitmez.

Benim bugüne kadar çalıştığım yerlerde öyle pozitif bir ayrıma denk gelmedim. Aksine kadınların hala yeterince yer almadığını ve alanlarında yüksek oranda küçük de olsa mobinge uğradığını düşünüyorum. Bizim toplumda kadının yeri çok sağlıksız.
0
reyals
(25.01.19)
Genelde kadınlar tercih edilmiyor, evlenir doğum yapar 1 yıl gider vs diye. Askerliği yapmış prezentabl erkek ilk tercih.
0
goodz
(25.01.19)
bu hadise yurtdisinda da var, sirketler belli bir erkek/Kadin oranini koruma zorunda. acik acik Kadin ariyoruz diyemezler ama kadin ariyorlar ise sen erkek olarak ne olursan ol pozisyonu kapamazsin.

bizim bolumden 20 kisi mezun olduk, 3 tane bayan vardi. bir tanesi haric notlari pek parlak degildi bu arkadaslarin ama daha mezun olmandan hepsi ise girdi cunku bolum bayan mezun pek vermiyor dolayisiyla fazla zorlanmadan ise girerler, kolay kolay da islerini kaybetmezler.
0
cooperr
(25.01.19)
@Techsavvy son 2 yilda 20 kisi icinde en az 7 dogum gormusumdur bi tanesi dogurdu geldi hemen tekrar hamile kaldi kacti tekrar(2 kere bebek primi aldi, toplam 1 sene sut izni patlatti). Evlenip ev hanimi olmaya gidenler de oldu.

Erkeklerden 1 kisi askere gitti geri gelip basladi.
Digerleri asker kacagiydi bedelli yaptilar.
0
acemi
(25.01.19)
Kadın 9 tane erkeğin arasından çıkıp işe alınmış, pozitif ayrımcılık diyorsunuz, kendisinden daha nitelikli 9 kadın olmasına rağmen işe alınan bir erkek yokmuş gibi. Özellikle özel sektörde görmediği baskı yok ama bir kaç kez avantajlı duruma düşmesinler hemen laf ediliyor.
0
bayc
(25.01.19)
Cok sacma bir yorum. Dunyanin en buyuk 500 sirketinin ceo'larinin 21'i kadin. %4. Habire pozitif ayrimcilik uygulaniyor olsaydi bu sayinin 250'den fazla olmasi gerekirdi. Elindeki veriden kesinlikle vardigin sonuc cikmaz.
0
hot potato
(25.01.19)
Isi kadin kapti diye hemen pozitif ayrimcilik degil mi? Bir kadinin bir erkekten daha iyi olmasinin hele bir de 9 erkekten daha iyi olmasinin imkani yok.

Kadinin is hayatinda pozitif ayrimciliga ihtiyaci yok. Golge edilmesin yeterli.
0
yorke
(25.01.19)
mulakata katilanlardan 9unun erkek olmasini “pozitif ayrimcilik” olarak gormemissin
0
euteamo
(25.01.19)
kaptan maydonoz +1

bakin burada bile konusu edilirken kadin sut izni "patlatmis" oluyor. ya da hamile kalan kaciyor...

hic kimse bebegin 2 yasina kadar anne sutu almaya hakki oldugunu, anne bebek guvenli baglanma suresinin en az 6 ay oldugunu, kadin dogum izninden donup 2 yasina kadar emzirse bile gecede defalarca yatip kalkmaktan helak olacagini ve hem kendisi hem bebegi icin bu kadar normal ve dogal bir durumun izin alamadigi hayatina ne zorluklar getirdigini dusunmuyor...

kadinim. defalarca is gorusmesine girdim. size ne sordular bilmiyorum ama bama meslegim ve deneyimlerimden ziyade her gorusmede istisnasiz bekar misin, evlilik dusunuyor musun, -evliyken- neden cocuk yapmadin? ne zaman cocuk yapacaksin? (istemiyorum dedigimde de ileride istersin diyen bile oldu. evet ancak 36 yasimda istedim) sorulari soruldu. hatta acik acik bu sebeplerden ise almak istemiyoruz bayan calisan ya da sizi tercih etmiyoruz dediler. (madem istemiyorsun neden gorusmeye cagirdin???)bir de gorusmeye cagirip kadinlar bizim isi yapamaz sartlari cok agir diyenler var. onlara deginmeyeyim bile...

euteamo+1
0
balik kraker
(26.01.19)
hayır.
0
e haliyle
(26.01.19)
@balik kraker ben izin almasina falan bisey demiyorum. Sadece arka arkaya 2 cocuk yapip suistimal etti sirketi.
Proje icin hanfendinin sut iznini bekledik, geldi yine hamile kaldi.

Bunlarin yuzunden sirket batti, onu degil beni kovdular asjdkdl cunku mahkemeye gidince hamile kovmak buyuk olay.

Kimi alirlarsa alsinlar da ise alimda haksizlik yapmasinlar yeter.
0
acemi
(26.01.19)
(5)

ilk defa göz doktoruna gittim ama olmadı sanki

strobist
günlük hayatta en ufak bir görme sorunum yok.. sadece birşeyler okurken yazılar hafiften bulanıklaşmaya başladı ama o da her zaman olmuyor.. bir göz doktoruna gideyim de gerekiyorsa giriş seviyesi numaralı bir gözlük alayım dedim..özelde muayene ücretlerinin 200lira olduğunu görünce şansımı önce dev
günlük hayatta en ufak bir görme sorunum yok.. sadece birşeyler okurken yazılar hafiften bulanıklaşmaya başladı ama o da her zaman olmuyor.. bir göz doktoruna gideyim de gerekiyorsa giriş seviyesi numaralı bir gözlük alayım dedim..

özelde muayene ücretlerinin 200lira olduğunu görünce şansımı önce devlette denemeye karar verdim.. neyse randevu günü geldi, odaya girer girmez doktor yüzüme bile bakmadan hiç soru sormadan "şuraya oturun çenenizi dayayın" diyerek makinayı gösterdi.. hani şu içinde görsel olan bir cihaza sağ göz ve sol göz ile tek tek baktım.. görsel bir netleşiyor bir bulanıklaşıyordu.. makina bir ölçüm yapıyor gibi çalışıyordu..

sonra doktor "bir gözünüzü kapatıp duvarda gösterdiğim harfleri okuyun" dedi.. sağ ve sol gözü kapatarak bütün harfleri hatasız okudum.. artık dayanamadım ve "uzağı görme ile bir sorunum yok.. sadece birşey okurken bazen sorun yaşıyorum" dedim..

bunu söyleyince de elime bir not defteri vererek üzerindeki harfleri okumamı istedi.. işte burası çok ilginç çünkü oradaki harfleri okurken de en ufak bir bulanıklık olmadı..

o kadar hızlı ilerliyoruz ki, tamam dedi reçeteyi yazdı verdi.. her iki göz içinde "1 numara" yazmış.. yıllardır gözlük kullanan bir arkadaşıma sordum "1 numara az değil haberin olsun" dedi.. iyi de ben gösterdiği herşeyi sorunsuz okumuştum..

soru-1: bu 1 numaraya karar veren oradaki makina mı yoksa doktorun kendisi mi?

soru-2: ben bu doktorun yazdığı "1 numara" gözlüğü gidip alayım mı yoksa bir de özele gidip 200lira ödeyerek ikinci bir doktorun da teşhisini öğreneyim mi?

siz olsaydınız ne yapardınız???
0
strobist
(24.01.19)
-günde yüzlerce hasta bakıyordur hızlı olması normal
-o alet ölçüyor
-harflerin çoğunu ben de okuyabiliyorum ama numaram 3.75
0
kaptan maydanoz
(24.01.19)
Bu arada illa 200tl degil ki. Sadece goz uzerine irili-ufaklı bir suru kinik var. Avrupa goz mesela. Sgk varsa 2 sene ince 30 liraydi simdi olsa olsa 50-60 tldir. Bilemedin en fazla 100.
0
nick konusunda kararsizim
(24.01.19)
gözlükçüde falan bi dene bakalım ellerinde hazır varsa. belki 4k çözünürlüğe geçeceksin??
0
hasmetizm 2046
(24.01.19)
Özelde de yapacakları şey kabaca bu, ama içinize sinmediyse bir doktora daha görünmenizi tavsiye ederim. Yanlış numaralı gözlük kullanmak sorun yaratabiliyor.

Ayrıca hiç gözlük takmadığınız için siz gördüğünüzü zannediyorsunuz ama gözlük takınca oh be dünya varmış diyeceksiniz :)
0
wish i could find a way to disappear
(24.01.19)
hayatında gözlük takmamış kişi ilk kez gözlük taktıktan sonra, çıkarınca dünyayı göremediğini fark ediyor. Oha ben bu kadar kör değildim diyorsunuz. Ayrıca 1 numara olup gözlüğü sadece derste falan takan çok tanıdığım var, öyle çok büyük bir numara da değil.
0
nundu
(24.01.19)
(7)

Oy vermede eğitim derecesine göre katsayı uygulanması

sekerse tehlike
Hiç bunun örneği uygulanmış mı tarih boyunca herhangi bir ülkede? Uygulansa iyi olmaz mı, ülkenin geleceğinde, daha fazla eğitim almış kişiler daha fazla söz sahibi olsa?Eğitimsiz: 0 puanİlkokul mezunu: 1 puanOrtaokul mezunu: 2 puanLise mezunu: 3 puanÖnLisans mezunu: 4 puanLisans mezunu: 5 puanYükse
Hiç bunun örneği uygulanmış mı tarih boyunca herhangi bir ülkede? Uygulansa iyi olmaz mı, ülkenin geleceğinde, daha fazla eğitim almış kişiler daha fazla söz sahibi olsa?

Eğitimsiz: 0 puan
İlkokul mezunu: 1 puan
Ortaokul mezunu: 2 puan
Lise mezunu: 3 puan
ÖnLisans mezunu: 4 puan
Lisans mezunu: 5 puan
Yüksek lisans mezunu: 6 puan
Doktor: 7 puan
Doçent: 8 puan
Profesör: 9 puan

Gibi...
0
sekerse tehlike
(19.01.19)
18.yy fransa'sında bu tarz bir uygulama vardı sanki, emin olmamakla birlikte eric hobsbawm'ın bir kitabının bir bölümünde, köylü temsilcilerinin ile daha yüksek sosyal sınıftaki temsilcilerin mecliste oy ağırlığının aynı olmamasını ya da işte buna benzer bir olaylar bütünü (sınıf ve tabaka isimleri farklı olabilir)teknik detayları ile belirttiği bir kısım vardı diye anımsıyor gibiyim.
0
wilhelmwasmuss
(19.01.19)
(Bkz:aristokrasi)

Bu çok yanlış bir düşünce. Zannetmeyin ki yönetimde yapılan hatalar bilgisizlikten, cahillikten. Hiç alakası yok. Bir profesör de gayet kötü kalpli olabilir. Adaletsiz ve menfaatçi olabilir. Eğitim ile bunu ölçemezsin.
Bana 6lık oy hakkı vermişsin ama ben ilkokuldan mezun olduğumda da yaşından bağımsız aynı vicdana sahiptim.

Hepsini geçtim, bu dediğin şey demokrasinin mantığına aykırı. Padişahlar ve çevresindeki hizmetkarları dönemin en ciddi eğitimine tabi olan insanlardı örneğin. Fatih sultan mehmetten daha ileri eğitimli biri olabilir mi ülkede? Ama adam kardeşini boğduruyor.
Yapmayın lütfen basiretsizlik en hafif tabiriyle.
0
kaptan maydanoz
(19.01.19)
bu aristokrasi değil. daha çok teknokrasi. eski komünist ülkeler -kısmen şimdiki çin-, iran falan halen böyle yönetilir. yani oy katsayısı değil tabii ama parti entelijansiyası -ki akp'den farklı olarak harbiden iyi eğitimlidir, ortalama iran mollası bile doktora seviyesi eğitim alıyor kendi alanında- policy making'i yürütür. batı avrupa'da da genelde çift parlamento ile bu teknokrasi işin içine sokuluyor, işte high chamber ya da upper house dediklerinden. ingiltere'de lordlar kamarası, abd ve fransa'da senato bunlara örnek. bizde de 1961 anayasası cumhuriyet parlamentosunu getirmişti, üniversiteler ve ordu-yargı bu parlamentoya senatör atıyordu, bunlar meclisi denetliyorlardı falan. 12 eylül kaldırdı.
0
pembepembepembe
(19.01.19)
ilim ile irfan çok farklı şeyler. alim olmak ayrı, arif olmak ayrı. şahsen bizim ülkedeki profesörlere bırakın 9 puanı, birçoğuna oy hakkı dahi verilmemeli...
0
dilemma of subscribtionability
(19.01.19)
sistematik olarak muhalif kesimin eğitim hakkının elinden alınması ile sonuçlanır.
0
alwayschargeneverbend
(19.01.19)
“Egitim cehaleti alir, eseklik baki kalir.” diye bir atasozumuz var, bildin mi?

Hah iste oyle.
0
kuehles blondes
(19.01.19)
akp kurmaylarinin da itiraf ettiği gibi eğitim seviyesi arttıkça akp'nin oyları düşüyor. Bu da eğitimli insanları kandirmanin daha zor olduğunu gösteriyor. Bakin okumuş adamlar da kötü olabilir ama kolay kanmazlar, çıkarlarını savunurlar aradaki fark bu.
0
herhaltibiliyoring
(19.01.19)
(5)

CV

hayley williams ile evlenecek genc
Merhaba,Ben 2014-2018 yılları arasında master yaptım, ama aslında 2014'te ilk yıl hiç okula gitmedim, doğal olarak tüm dersler de F. Sadece kağıt üzerinde kayıttaydım. Şimdi ben bunu CV'de 2015-2018 master şeklinde yazsam nasıl olur? 4 yıl master yapınca genel olarak iş verenin yüzü ekşiyor, sen dah
Merhaba,

Ben 2014-2018 yılları arasında master yaptım, ama aslında 2014'te ilk yıl hiç okula gitmedim, doğal olarak tüm dersler de F. Sadece kağıt üzerinde kayıttaydım. Şimdi ben bunu CV'de 2015-2018 master şeklinde yazsam nasıl olur? 4 yıl master yapınca genel olarak iş verenin yüzü ekşiyor, sen daha kendini anlatamadan eleniyorsun. Oysa 3 yılda master yapmış olmak Türkiye'de daha makul karşılanıyor. Fikirlerinizi almak isterim.
0
hayley williams ile evlenecek genc
(21.12.18)
sadece mezuniyetleri belirt. 2018' şeklinde.
0
kaptan maydanoz
(21.12.18)
dedigin gibi yapabilirsin, sorun olmaz
0
cedex
(21.12.18)
Merak etme zaten bin tane bahaneleri var bu aralar. 2018’de mezun olmuş adamı tecrübesiz diye almazlar. Ama yine de üzülme 2000’de mezun olsaydın da tecrübelisin diye almayacaklardı. O satır aralarında 4 senede bitirmişsin, 7 senede bitirmişsin falan işin bahanesi sadece. Yeterli bulunmadın ya da yeterli tanıdığın bulunamadı anlamına geliyor çoğu yerde.
Soruna cevap olarak 2014 de çalıştıysan bunu yaz. Eğer okuyordu isen de bir sene boş geçmiş olarak görünecek. Nereden baksan tutarsızlık.
0
ozdek
(21.12.18)
Kimse okula giriş yılını öğrenmek için uğraşmaz, ne yazarsan o. Mezuniyeti doğru yazmak lazım ama.
0
stanley weber
(21.12.18)
Mezuniye tarihi yeter

Boğaziçi Üniversitesi, Lisans, Ekonomi - 2014
Sütçü İmam Üniversitesi, MBA - 2018

şeklinde örneğin
0
patates
(21.12.18)
(11)

Kitap Hırsızlığı

levent bilgen
Kitap okuyan, çevresinde okuyan insanlar bulunan, kitapçı, sahaf gezen insanların ara ara kulağına çalınır bu durum. Bana yıllardır normal, komik ya da sarkastik gelmiyor. Başka herhangi bir şey çalmak kadar utandırıcı ve ahlak dışı görüyorum. https://youtu.be/CplnydsFNJY (02:10’dan itibaren)Nuri Bi
Kitap okuyan, çevresinde okuyan insanlar bulunan, kitapçı, sahaf gezen insanların ara ara kulağına çalınır bu durum. Bana yıllardır normal, komik ya da sarkastik gelmiyor. Başka herhangi bir şey çalmak kadar utandırıcı ve ahlak dışı görüyorum.

youtu.be (02:10’dan itibaren)

Nuri Bilge Ceylan da bir röportajında gençliğinde çok kitap çaldığını, sonrasında bu alışkanlığından vazgeçtiğini söylüyor. Başka bir şey çalmış olsa böyle anlatabilir mi? Hiçbir utanç duymadan, satan kişinin o müessese için emeğini, o kitaplar için ödediği parayı ve alınterini hiçe sayarak...
0
levent bilgen
(18.12.18)
Size %100 katılıyorum.
0
simderun
(18.12.18)
Size %100 katılıyorum.
0
güneyli çocuk
(18.12.18)
gençlikte kim impalsif hareketler yapmadım diyorsa bilin ki yüzde 100 yalan söylüyordur.
ben de kalem çalmıştım yani...
0
Techsavvy
(18.12.18)
@Techsavvy Hırsızlığı “impalsif davranış” olarak görüp rasyonelize ediyorsak seri katiller de “Ben de MAOA geni yüzünden insanları öldürdüm” deyip masum olduğunu iddia edebilir. Tecavüzcü de testosteron hormonuna atar suçu. Çok yanlış bir akıl yürütme bu!
0
🌸levent bilgen
(18.12.18)
@levent bilgen

Rasyonalize etmedim dikkat ederseniz, sadece impalsif davranış dedim, rasyonalizasyon kısmını siz eklediniz.
0
Techsavvy
(18.12.18)
Kesinlikle katılıyorum.

Umarım sonrasında yaptığından pişman olup malını çaldığı insanların parasını ödemiştir.
0
babilbaligi
(18.12.18)
Lisede edebiyat öğretmenim gençliğinde kitap almak için parası olmadığını, çok kitap çaldığını ve hiç pişman olmadığını gururlanarak anlatmıştı. Not: 10 sene önce mezun oldum.
0
goodz
(18.12.18)
Ben de böyle düşünüyorum. Ayrıca, kitap üzerinden yapılan her türlü romantizmi acayip itici buluyorum.
0
bruce mclaren
(18.12.18)
%100 katılıyorum. kitap çalan para da çalar. bunu bir de pişkince dile getiren insanlara inanamıyorum.
0
kaptan maydanoz
(18.12.18)
Üzülerek katılıyorum. Ayrıca bunun bedeli de muhtemelen kitapçıda çalışan, reyondan vs. Sorumlu emekçiden bir şekilde çıkıyor, kitapçı zincirine atılan ufak bir kazık olarak kalmıyor. Ağdalı kitap romantizmini ben de sevmiyorum. Ayrıca fiziksel olarak bir şeyi çalmak da çok acayip geliyor, gençliğinde yapmadım diyen yalan söylüyor demek de aşırı dışlayıcı. Pdf indirmeyi filan anlıyorum ve hak da veriyorum. Kitaba bolca para döken ama pdf de gördüğünde indirip arşivinde bulunduran biriyim. Ama alıp yürütmek çok acayip geliyor, bilmiyorum çok düşünmedim üstüne neden böyle. Eylemin kendisinden çok romantizminin yapılmasını kötü buluyorum bir de galiba.
0
snape i başından beri tanırım
(18.12.18)
Ayrıca İngilizce kitaplar çok pahalı olduğu için satın alamamayı anlıyorum ama zaten genelde softcopy si internette daha rahat bulunuyor bunların. Alıp kenara atılacak bir şey diye çalmak aşırı prenslik yani, ekrandan okuyuversin paşam ya. Sjdjf.
0
snape i başından beri tanırım
(18.12.18)
(13)

Şu tarz sorulara kafam basmıyor

her gece aç
Genel kültüre ilgim var ama şunu kafamda canlandıramıyorum. Kalem kağıt olsa anca çözerim https://galeri14.uludagsozluk.com/888/kim-milyoner-olmak-ister_1232181.jpgPüf noktası var mı bu işin?
Genel kültüre ilgim var ama şunu kafamda canlandıramıyorum. Kalem kağıt olsa anca çözerim

galeri14.uludagsozluk.com

Püf noktası var mı bu işin?
0
her gece aç
(01.12.18)
şıkları hızlıca denemek olabilir
0
cedex
(01.12.18)
Onu da anlamıyorum ki 5 desek mesela ikinci gün 10 mu 15 km mi gidecek
0
🌸her gece aç
(01.12.18)
Bunlar denklemle cozulur, boyle sureli vermek insafsizlik.

Eger sure varsa kagit kalem yoksa siklardan gitmek en iyi yontemdir.

Gecen bi yarismaci cok guzel cakallik yapti seyirciye sordu. o arada vakit kazanip hesapladi. Seyircinin cevabi yanlisti galiba, bu hesapladigini soyleyip bildi.
0
acemi
(01.12.18)
160>80>40>20>10

5.gün 160 ise yarıya bilerek gidince ilk gün 10 olur.
0
kaptan maydanoz
(01.12.18)
ilk gün x kadar yol gitse

x
2x
4x
8x
16x =5.gün

16x=160
x=10
x bu arada ilk gün gittiği yol olduğu için cevap 10 olur. en kolay budur bence.

şıklardan da gidilebilirmiş sayılar ufak çünkü kolay olur hesabı
0
tamamhosdiyonda
(01.12.18)
çok basit bir soru.
en basşt olyu denklem kurmak @tamahosdiyonda'nın dediği ama bence daha pratik yolu @kaptanmaydanoz'un dediği. 5 saniye sürer böyle bulmak.
bu soru için maksimum 10 saniye verilir.
0
teritori
(02.12.18)
@Yazarken ellerini bırakan herif haklı.
Şu anki haliyle her gün, o ana kadar gittiği yolun 2 katını gidiyormuş gibi anlaşılıyor ve onun cevabı da şıklarda yok.
Arkadaşın yazdığı gibi asıl denklem x + 2x + 6x + 18x + 54x = 160km. O da yaklaşık 2km ediyor.

Soru, "her gün, bir önceki gün katettiği mesafenin iki katını gitme hedefiyle" şeklinde düzgünce yazılsaydı [hata]kısa yoldan hesabı @maydonoz gibi yapacaktın kalemsiz kağıtsız. [/hata]

edit: @kibritin dediği gibi üstteki gibi yazılsaydı dahi yanlış oluyor. Ben de yanlış yazmışım.

Her gün, o güne kadar gittiği yolun iki katına ulaşma hedefiyle diye değiştirirsek oluyor gibi.
ilk gün x gitmişse ikinci gün toplam 2x yol gitmesi gerekeceğinden bir x daha gider. üçüncü gün 4x'e ulaşması gerektiğinden 2x daha gider.
x, x, 2x, 4x, 8x = 16x = 160km. Bu şekilde olduğu zaman 2'ye bölerek çözme işi doğru oluyor.
0
diyanet takvimi
(02.12.18)
@tamahosdiyonda'nın dediği denklemi kurunca tabi çözülür ama mesele o denklemi kurmak. Ales gibi sınavlardaki çoğu matematik sorusu da böyle anlam bozukluğu içeriyor. Hadi orada kalem kağıtla bir şekilde sıklardan gidip çözülüyor ama burada sıktan da gidilmez. 160tan itibaren yarısını almamiz gerektiğini anlamıyorum ki ben sorudan bunu nasıl anlayabilirim?
0
🌸her gece aç
(02.12.18)
@sumuklurakun senin dediğinde sonuc 20 çıkıyor
0
🌸her gece aç
(02.12.18)
ikiye böle böle ineceksin kısmını ve

x
2x
4x
8x
16x = 160'ı anlamadım ben. benim de kafam basmıyor demek ki.

birinci gün x, ikinci gün 2x, üçüncü gün 4x, dördüncü gün 8x, beşinci gün 16x yol gittiyse bu herif toplamda 31x yol gitmiş olmuyor mu? her sefer gidip tekrar başa mı dönüyor da ertesi gün baştan başlayıp iki katını gidiyor?

160/31 = 5,16 küsur amk. ben mi anlamıyorum soruyu?
0
kibritsuyu
(02.12.18)
^ isaretini * olarak algilamisim
0
🌸her gece aç
(03.12.18)
Bir de şu var. Hadi diyelim bir önceki günü baz alıyoruz hep iki karı konusunda. İlk gün x yol gidiyor dersek,
X
2x
4x
8x
16x
Beşinci günün sonunda 160 km yol "tamamlıyor"
Toplamda 31x yol gitmiş oldu. Ben böyle düşündüm ilk.
0
[GODDARD]
(22.12.18)
Her gün gisip ger mi geliyor, bir çıkıyor beş gün sürekli bisiklet mi sürüyor orası belirsiz.
0
[GODDARD]
(22.12.18)
(1)

bahriye üçok, yaşar nuri gibi ilahiyatçı akademisyenler

ben demistim zaten
ilahiyat fakültelerinde hala bu tür alternatif yorum yapan akademisyenler var mı?
ilahiyat fakültelerinde hala bu tür alternatif yorum yapan akademisyenler var mı?
0
ben demistim zaten
(24.11.18)
Abdülaziz bayındır
mehmet okuyan
0
kaptan maydanoz
(24.11.18)
(13)

yüksek lisans yaparken araştırma görevlisi olmak mümkün mü?

hannibal094
sorum şu, üniversiteyi bitirdik ales'e girdik yds'ye girdik iyi puanlar aldık ve yüksek lisansa başladık. bu iyi puanlarla yüksek lisans devam ederken üniversiteye araştırma görevlisi olarak çalışmaya başlamak mümkün mü? yoksa üniversitede çalışabilmek için yüksek lisans bitimini mi beklemek zorund
sorum şu, üniversiteyi bitirdik ales'e girdik yds'ye girdik iyi puanlar aldık ve yüksek lisansa başladık. bu iyi puanlarla yüksek lisans devam ederken üniversiteye araştırma görevlisi olarak çalışmaya başlamak mümkün mü? yoksa üniversitede çalışabilmek için yüksek lisans bitimini mi beklemek zorundayım?
0
hannibal094
(30.10.18)
Doktorada varda yüksek lisanstada vardır sanki. Olsa bile girmen çok zor. Her zaman açılmıyor
0
musmus
(30.10.18)
ya girenler falan tanıyorum ales ve yds den hayvani bi skor yaptık diyelim yüksek lisans bitimini mi bekleyecez illa ki zaten yeterince sene kaybettim. yüksek lisans yaparken ar. görevlisi olmak mümkün değilse benim akademik kariyer başlamadan bitti...
0
🌸hannibal094
(30.10.18)
yav bu memlekette torpilsiz bi şey yapılmıyormu nasıl torpil. diyelim hayvani bi puan yaptım ales ve yds de illa ki torpil mi lazım girmek için. bu nasıl iş.
0
🌸hannibal094
(30.10.18)
hannibal094 mülakatlarda geçirmek istediğine 95 diğerlerine 30 vererek o hayvani puanlarını hiç ediyorlar :)
0
kaptan maydanoz
(30.10.18)
ya cidden söyleyecek sözüm yok ne desek boş.
0
🌸hannibal094
(30.10.18)
Yüksek lisans yaparken araştırma görevlisi olabilirsin. Ben 2 sene önce torpilim olmadan alanımdaki en iyi devlet üniversitelerinden birine girdim. Ama ondan önce 6-7 tane daha sınava girmişimdir, bunların 4-5 tanesinde torpil olduğuna da eminim. Yani kafana koyup, bıkmadan sınavlara girmen lazım.
0
gmzo
(30.10.18)
gmzo tahmini alanımda en iyi puanları aldım diyelim üniversite mezuniyeti sonrası bir yıl içinde üniversitede araştırma görevlisi olarak işe başlayabilir miyim?
0
🌸hannibal094
(30.10.18)
Şanslıysan başlarsın, benim 2 buçuk yıl sürdü :) bu sırada ofiste çalıştım ama, kazanınca istifa ettim. yani bir taraftan başka yerde çalışmakta fayda var bence.
0
gmzo
(30.10.18)
gmzo hocam peki ofiste çalışırken yüksek lisans derslerine aktılmana izin verdiler mi?
0
🌸hannibal094
(30.10.18)
Zaten arş gör olabilmen için yl veya phd yapıyo olman gerekiyor :d
0
le jeune turc
(30.10.18)
Bitince olamıyon yani
0
le jeune turc
(30.10.18)
On bilgi: 5 yıllık araştırma görevlisiyim ve torpil,referans vesairesiz aldım bu sıfatı.

Araştırma görevlisi olmak için lisanüstü öğrenci(yuksek lisans veya doktora) olma şartı aranır.

Acik olan ilanlara bakarak bunu görebilirsin.
0
emcekare olmadi einstein olsun bari
(30.10.18)
tam tersi pek mümkün değil. arş. gör. ilanlarına bakarsan genelde yüksek lisans öğrencisi olma şartı oluyor.
0
nickimin hakkini veremedim
(30.10.18)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.